Çok Şaşıracaksınız..Dünyanın Evrendeki Yeri Çöl'de Bir Kum Tanesi Kadar Bile Değil ..Ve biz, kendimizi Evren'deki "en üstün varlık" olarak görüyoruz. İnanabiliyor musunuz?

834 izlenme 28 Mart 2017
Reklamlar
Bazı zamanlarda kendimizi büyük hissederiz. Düzeltiyoruz: bu, çoğu zaman olur. Akıl almayacak büyüklükte bir evrenin, önemsenmeyecek bir köşesindeki, kimsenin umrunda olmayan bir galaksinin, ücra bir köşesindeki sistemin içerisindeki bir gezegende olduğumuzun farkına varmakta ve bunun ne demek olduğunu anlamakta güçlük çekeriz. Bir düşünün: insanlığın aklınıza gelebilecek istisnasız bütün geçmişi bu ufacık gezegende geçmiştir! Carl Sagan'ın dediği gibi, bütün savaşlar, bütün barışlar, bütün ünlüler, bütün ünsüzler, bütün doktorlar, öğretmenler, sanatçılar, zanaatkarlar, çiftçiler, işçiler, emekçiler, zulmedenler, zulüm görenler, bu ufacık, "soluk mavi nokta" üzerinde var olmuştur. Buna rağmen Dünya bize ne kadar büyük gelir... Hala keşfetmediğimiz onca yeri bulunuyor gezegenin. Bir ömür içerisinde her yerini görmek çok zor. Bu da, kendimizi önemli görmemize neden oluyor. Önemsiz bir gezegenin efendileri olduğumuz için, her şeyin bizim için var olduğu, bizim hizmetimize sunulduğu, her şeyin efendisi olduğumuz sanrısına kapılıyoruz. Bu nedenle, yine Carl Sagan, "astronominin mütevazılaştırıcı bir faaliyet" olduğunu söylemektedir. Uzaya ve Evren'e bakan biri, kibrinden kurtulacak ve gerçekleri görecektir: gerçekten sıradan bir türüz. Evren'in kendisini anlama yollarından birisiyiz. Onun içerisinde, evrimsel süreçlerle var olduk ve onun içerisinde yok olacağız. Biz var olsak da, yok olsak da, koca "devran" varlığını sürdürecek, trilyonlarca ve katrilyonlarca yıl daha... Bu yazımızda, bunu görmenizi sağlayabilecek bazı fotoğrafları sizlere sunacağız. Umarız mütevazılaşmanıza yarayacak bir deneyim olacaktır.


Bu, Güneş Sistemi... Okulda kafamıza sokulan bir dizi gezegen ve cüce gezegenden oluşuyor. Dünya, daha buradan bakılmaya başladığında bile herhangi bir özelliğe sahip gibi gözükmüyor. Tam tersine, ondan çok daha ilginç gezegenlerin sistemimizi doldurduğunu görüyoruz. Halbuki daha yolculuğumuza başlamadık bile!




Ay'dan bu şekilde gözüküyoruz. Normalde Ay'dan çekilen fotoğraflarda Dünya'nın arkasındaki, Dünya'dan çekilen fotoğraflarda Ay'ın arkasındaki yıldızlar gözükmez (sebebi de buradadır).  Burada biraz oynama yapılmış; ancak gösterilen kabaca doğrudur.




Mars'tan ise böyle gözüküyoruz...




Mars'tan Güneş'e bakacak olsaydınız, bunu görürdünüz.




Biraz daha uzağa gidip, Satürn'den Dünya'ya bakacak olsak, böyle görürdük.




Bu, Neptün'ün biraz uzağından, 4 milyar kilometre uzaktan çekilen, "Soluk Mavi Nokta"... Bir ışık huzmesi içerisinde gömüşmüş, ufacık bir toz parçası. Tek kelimeyle bir "hiç". Ama bizler için, "her şey"!




Bu defa, Güneş ile Dünya'ya bir bakalım... Eğer tüm Güneş'i bu fotoğrafa sokacak olsaydık, Dünya 1 pikselden büyük bir alan kaplayamazdı. Ürkütücü, değil mi?




Öte yandan, Güneş de bir hiç... Sıradan bir yıldız. Evren içerisindeki yıldızların sayısı, Dünya'daki bütün kumsallardaki kum tanelerinden bile daha fazla! Birçoğunun etrafında gezegenler var. Ve biz, kendimizi Evren'deki "en üstün varlık" olarak görüyoruz. İnanabiliyor musunuz?




O yıldızlardan birine bir örnek... VY Canis Majoris ile, az önce bizi 1 piksel kadar ufak bırakan Güneş'in kıyaslaması. Bu defa 1 piksel boyutunda kalan, Güneş oluyor!





Ancak bunların hiçbiri, bir galaksi ile boy ölçüşemez. Eğer ki Güneş'i damarlarınızda her an dolaşmakta olan akyuvar hücrelerinden birinin boyutuna indirecek olsaydınız, Samanyolu Galaksisi ABD büyüklüğünde olurdu! Ki ABD, Türkiye'nin 12.5 katı yüz ölçümüne sahiptir!



Samanyolu Galaksisi içerisinde 300 milyar civarında yıldız vardır! Bunlar, fotoğrafta beyaz noktalar olarak görülmektedir. Güneş'in etrafında olduğu gibi, bunların birçoğunun etrafında potansiyel bir dolu gezegen vardır. Ve siz, yukarıda gösterilen ufacık bir nokta içerisindesiniz. Ve o nokta, Güneş'i ve az önce gördüğümüz tüm gezegenleri barındırıyor.





Ancak göğe baktığınızda gördüğünüz yıldızların sayısı sizi kandırmasın. Sıradan bir şehirde, sıradan bir günde gökyüzüne baktığınızda gördüğünüz tüm yıldızlar, fotoğraftaki dairenin içerisindekilerdir. Samanyolu Galaksisi, bundan çok ama çok ama çok daha büyüktür!




Samanyolu Galaksisi'nin büyük olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Fotoğrafta "Milky Way" olarak gösterilen, 1 piksellik noktacık, Samanyolu Galaksi'mizdir. Sarı devasa "şey" ise, IC 1001 isimli bir diğer galaksidir. Arada komşu galaksimiz Andromeda ile M87 görülmektedir. Bir noktayız, nokta...





Ama kendinizi bu "küçücük" galaksilerle sınırlandırmayın. Evren içerisinde bu galaksiler, bir kumsaldaki kum taneleri gibidir. Hiç kumsala gittiğinizde, özel bir kum tanesine diğerlerinden fazla önem veriyor musunuz? Aynı şekilde, Evren içerisindeki galaksiler düşünüldüğünde, Samanyolu veya IC1001 bir hiçtir. Bu, Hubble tarafından çekilmiş fotoğraflardan birisidir. Gördüğünüz her bir daire ve nokta, bir galaksidir. 



Bu Dünya, evimiz. Hepimiz burada yaşıyoruz. Nefret ettiğimiz, aşık olduğumuz, tanıdığımız ve tanımadığımız herkes burada var oldu ve yok oldu. Siz de burada var oldunuz, muhtemelen burada yok olacaksınız.




Yukarıdaki fotoğrafın gökyüzünde ne kadar bir alan kapladığını düşünüyorsanız eğer... Bunca galaksi, gökyüzünde başparmağımızla kapatabileceğimiz alandan bile çok daha küçük bir alandan elde edilen görüntüdür! Ay'a kıyasla ufacık kalan o karenin içi, bu galaksilerle doludur. Biz göremeyiz, çünkü bunlardan gelen ışık çok azdır. Ancak Hubble teleskobu, çok uzun süre boyunca aynı noktaya bakarsa, bunları görebilir.







Eh, bu kadar şey anlattık, sizi bir de zaman yolculuğuna çıkarmazsak olmazdı, değil mi? Hazır mısınız, zaman yolculuğuna çıkıyoruz... Fotoğrafa bakın. Hissediyor musunuz? Zamanda yolculuk yapıyorsunuz. Müthiş bir yolculuk! Nasıl hissetmezsiniz? Bu galaksi (UDF423 galaksisi), sizden 10 milyar ışık yılı uzakta! Şu fotoğrafa her baktığınızda, galaksinin 10 milyar yıl önceki halini görüyorsunuz! 10 milyar yıl! Yani oradan bize bakan birileri varsa, şu anda bir toz bulutu, bir nebula görüyorlar. Bizim var olduğumuza dair en ufak bir fikirleri dahi yok! Çünkü bizim Güneş Sistemi'miz 4.5 milyar yıl önce var oldu. 10 milyar yıl önce, sistemimize veya gezegenimize dair en ufak bir iz bile yoktu. Hatta 13.82 milyar yıllık Evren bile "sadece" 3.82 milyar yaşındaydı. 




Bir de meşhur karadeliklerden bir örnek görelim... Işığın bir ucundan diğerine ancak 4 günde ulaşabileceği kadar büyük olan bu karadeliğin merkezine yerleştirilen noktacık, Dünya falan değil. Dünya'nın Güneş etrafındaki bütün yörüngesinin kapladığı alanı gösteriyor. Ufacık bir noktacık. Mavi olansa, en dış gezegen olan Neptün'ün yörüngesi... Neptün'ün yörüngesinin bir ucundan diğerine ışık 8.3 saatte ulaşabiliyor. Dünya'nın yörüngesinin bir ucundan diğerine ise ışık sadece 16 dakika 40 saniyede ulaşabiliyor.





Şimdi bu fotoğrafa iyi bakın. Tekrar bakın. Bu, sahip olduğumuz tek evimiz. Ve Carl Sagan'ın dediği gibi, 1 piksel bile olmayan bir toz zerresi üzerinde bir kenardakilerin, diğer bir kenardakilerin üzerindeki zulmünü aklınız alabiliyor mu? Kısacık ve yalandan hükümdarlıklar için, ne kadar kan akıttığımıza inanabiliyor musunuz? Birbirimizi yemekle ne kadar büyük zaman kaybettiğimizi, bize gerçekleri gösterebilecek tek dostumuz olan bilime sarılmak konusunda ne kadar geç kaldığımızı aklınız alıyor mu? Bir sonraki savaş ne zaman olacak? Muhtemelen çok uzakta değil. Bir sonraki gezegene ne zaman geçebileceğiz? Muhtemelen daha çok var. Burada bir tutarsızlık görebiliyor musunuz?


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yeşilçam efsanesine büyük vefasızlık! Diyanet’ten tepki çeken ‘cımbız’ fetvası DENİZ GEZMİŞ'in Alman arşivinden çıkan görüntüleri Manisa'da cezaevinden izin alan tutuklu, eşini öldürdü!

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Cem Uzan'dan Bomba Açıklamalar! 'FETÖ'ye Haraç Vermedim Diye Tayyip Erdoğan Şirketlerimi Yağmaladı'