'Hayır'ın gerekçesi ancak bu kadar güzel anlatılır.. İzleyip Paylaşalım

2438 izlenme 27 Mart 2017
Reklamlar

Neden "Hayır" denmeli


Bu anayasa değişikliğine HAYIR demek için o kadar çok neden var ki! Okuyucuların sabrını zorlayacağını bilmemize karşın, eğer anayasa değişikliği kabul edilirse bugünkü kadar da konuşma fırsatı verilmeyeceğini bildiğimiz için sıralamaya çalışalım.

Referanduma sunulan bu anayasa değişikliğine;

*-Toplumsal uzlaşma olmadan yapıldığı,

-Dünyada eşi benzeri görülmemiş biçimde tek kişi tarafından hazırlandığı,

-Ülke içte ve dışta sorun yumağına dönmüşken, OHAL rejimi sürüyorken, üstelik 3 yıl sonra yürürlüğe girecek olmasına karşın, yangından mal kaçırırcasına dayatıldığı,

-Siyasal uzlaşma sağlanmadan Meclis’ten kavga dövüş, anayasal kurallar ihlal edilerek geçirildiği,

-69 maddede değişiklik yapılmasına karşın, tarikat-mürit ilişkisinin yarattığı biat kültürünün etkisiyle körü körüne, hiçbir noktasına eleştiri getirilmemesinin gelecek açısından güven vermediği,

-Özü yönünden Anayasa’nın 2. maddesinde yer verilen değiştirilemez nitelikteki demokratik ve hukuk devleti ilkelerine, biçimsel yönden 175. maddeye aykırı olduğu, için HAYIR.

*-Atatürk’ün Saray’dan alıp Türk Milleti’ne verdiği egemenliği, yeniden Millet’ten alıp saraya verdiği,

-Meclis tarafından temsil edilmesi gereken Millet iradesi, tek adama devredildiği,

-Meclis’in yürütme üzerindeki denetim yetkisini kaldırdığı, böylece hesap vermeyen bir yönetim yarattığı,

-Cumhurbaşkanı’na vekâlet yetkisi Meclis Başkanı’ndan alındığı,

-Meclis’in yasa yapma yetkisini “tek adama” devredip, TBMM’ni işlevsiz kıldığı,

-Hükümetin kurulmasında ve devamında Meclis’in etkisini ve yetkisini kaldırdığı,

-Meclis Cumhurbaşkanı’nı görevden alamazken, tek adama Meclis’i feshetme yetkisi verdiği,

-Tek adama yasaları veto etme yetkisi vererek, Meclis’i tamamen devre dışı bırakıp, ülkeyi Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikleriyle yönetme yolunu açtığı,

-Böylece Millet’in gerçek temsilcisi TBMM’nin üstünlüğüne son verdiği,

-İşlevsiz kalan Meclis’e 550 milletvekili bile çokken, milletvekili sayısını 600’e çıkardığı,

-Kamuya hiçbir yararı olmamasına karşın yalnızca oy devşirme kaygısıyla seçilme yaşını 18’e indirdiği, için HAYIR.

*-Kuvvetler ayrılığını “ayakbağı”, demokrasiyi “araç” olarak gören; laiklikle, Aydınlanma Devrimi’yle ve çağdaş uygarlık düzeyiyle sorunu olan zihniyetin, elde edeceği anayasal güçle Atatürk Cumhuriyeti’ni sonlandıracağı,

-Önce hükümeti, sonra devleti ele geçiren radikal İslam’ın, şimdi de siyasal rejimi değiştirip bizi Ortaçağ karanlığına sürükleyeceği,

-Cumhuriyet’in tüm değer ve kazanımlarını, bu bağlamda Kurucu İrade’nin haklı tercihi olan parlamenter demokrasiyi korumak için HAYIR.

*-Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık tek adamda birleştiği, yasama tek adamın buyruğuna gireceği, yargı tek adamın güdümünde olacağı,

-Yani tüm devlet gücü tek adamda toplanacağı,

-Yani kuvvetler ayrılığından, kuvvetler birliğine, demokrasiden diktatörlüğe geçileceği için HAYIR.

*-Dünya ülkeleri arasında yapılan araştırmalara göre, daha başarılı olduğu kanıtlanmış parlamenter sistemden neden vazgeçildiğini anlamadığım,

-Ülkemizde parlamenter sistemin arızaları, aksaklıkları ve eksiklikleri diye öne sürülen her şeyin, ama her şeyin 15 yıllık AKP iktidarının uygulamalarından kaynaklandığını bildiğim için HAYIR.

*-Bakanlar Kurulu’nu kaldırarak tüm yürütme yetkisini “Tek Adam”da topladığı, böylece yürütme içindeki denetim düzeneğini yok ettiği,

-“Tek adam”ın ele geçirdiği devlet gücü üzerindeki yasama ve yargı denetimlerini kaldırdığı,

-Bu kadar yetki verilen “Tek Adam”ın, siyaseten tamamen, hukuken ise sayısal olarak güç yetmeyeceğinden sorumsuz kılındığı bir sistem yarattığı,

-“Tek adam”ın, gerek görevden doğan, gerek kişisel suçlarından dolayı yargılanmasını neredeyse olanaksız kıldığı,

-Denetimsiz gücün nasıl işleyeceğini bugünkü OHAL kararnamelerinin apaçık gösterdiği,

-Geçmiş yolsuzlukların ortaya çıkarılmasını engelleyen düzenlemeler içerdiği, için HAYIR.

*-Cumhurbaşkanı, aynı zamanda bir siyasal parti genel başkanı olacağı,

-Bir siyasal parti genel başkanının Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milleti’nin birliğini temsil edemeyeceği,

 -Partili Cumhurbaşkanı’nın ulusal birliği sağlayamayacağı; tam tersine toplumda keskin kutuplaşmalara neden olacağı,

-Bir siyasal partinin genel başkanına Başkomutan sıfatı verilemeyeceği,

-Seçim sonuçlarını beğenmeyen partili Cumhurbaşkanı’nın, istediği sonucu alıncaya kadar ülkeyi seçime götürebileceği,

-Partili Cumhurbaşkanı’nın, Meclis’te çoğunluğu yitirmiş bir siyasal partinin genel başkanı olsa bile iktidarını sürdüreceği ve devlet kudretini elinde bulunduracağı,

-Bir siyasal parti genel başkanı ve onun Meclis’teki siyasal uzantısının Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na üye atamasının yargı bağımsızlığıyla bağdaşmayacağı, için HAYIR.

*-Adına cumhurbaşkanı denilen “Tek Adam”ın, çıkaracağı kararnamelerle;

Devleti ve bürokrasiyi yeniden yapılandıracağı,

Toplumsal ve bireysel yaşama doğrudan müdahale edebileceği,

Temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırma, yetkisine kavuşturulmasının faşist yönetime geçme anlamına geleceği için HAYIR.

*-“Tek Adam”a;

Bakanlıkları kurma, kaldırma, teşkilât yapıları ile görev ve yetkilerini belirleme,

Merkez ve taşra teşkilâtları kurup, bunlara kamu tüzel kişiliği kazandırma,

Üst düzey yöneticileri atama ve bunların kapsamını, koşullarını ve niteliklerini belirleme,

Tüm kamu görevlilerinin bağlı olacakları usul ve esasları saptama,

Böylece tüm devlet yapısını tek başına yeniden düzenleme yetkisi verdiği için HAYIR.

*-“Tek adama”;

Olağan durumlarda; aile, eğitim ve gençlik, özelleştirme, çalışma yaşamı, sosyal güvenlik, sağlık ve çevre konularında,

Tek başına OHAL ilan edip, OHAL döneminde hiçbir sınırlamaya bağlı kalmadan tüm temel hak ve özgürlükler ile bunların kullanılması konularında, kararname çıkararak düzenleme yapma yetkisi verdiği,

Böylece, başta yaşama, can ve mal güvenliği olmak üzere, temel hak ve özgürlükleri bir kişinin insafına bıraktığı için HAYIR.

*-“Tek Adam”ın, yargının çatı organları olan Anayasa Mahkemesi ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun tüm üyelerini doğrudan ya da dolaylı yoldan atayacağı, böylece yargıyı bağımlı ve taraflı kılacağı,

-Taraflı ve bağımlı yargıda insanların hukuk güvenliğinin olmayacağı,

-Taraflı ve bağımlı yargı, yandaşların koruyucusu, karşıtların korkulu rüyası olacağı, için HAYIR.

*-Bu yetkilerle donatılmış cumhurbaşkanına 5’er yıldan tam 3 kez seçilme hakkı tanındığı; eğer Tayyip Erdoğan seçilirse tam 32 yıl ülkeyi tek başına yönetmiş olacağı,

-Cumhurbaşkanına ilkokul mezunu 18 yaşındaki bir cumhurbaşkanı yardımcısının vekâlet edip, tüm yetkilerini kullanabileceği,

-Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanları Meclis’e karşı sorumlu tutmadığı,

-Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların yargılanmalarını, tıpkı Cumhurbaşkanı gibi sayısal olarak olanaksız kıldığı için HAYIR.

*“Tek Adam” rejiminde federasyon kaçınılmaz olacağı ve ülke bütünlüğü yok edileceği için HAYIR.

*-Eşit, adil ve dürüst bir referandum kampanyası yürütülmediği,

Bir anayasal kurum olan Yüksek Seçim Kurulu’nun buna sessiz kaldığı,

Fiili başkanlık döneminde bile bunlar yaşanıyorsa, anayasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda bir daha sandık kurulmayacağı; kurulsa da bugünkünden de göstermelik olacağı kaygısını taşıdığım için HAYIR.

*Cumhuriyet’in “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini yok sayıp sürekli düşman üreten bir yönetimin, elde edeceği anayasal güçle Türkiye Cumhuriyeti’ni onarılmaz tehlikeye atmasını önlemek için HAYIR.

*Bu değişiklik, Türkiye’ye ve halkımıza hiçbir yarar sağlamazken, tek kişiye dikilen bir elbise olduğu için HAYIR.

*Atatürk Cumhuriyeti’ni korumak için HAYIR.

Bülent Serim

Odatv.com

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Metrobüs durağında korkunç saldırı.. Tecavüz etmeye kalktı! Akpli Bir Vatandaşımız Niye EVET dediğini Açıklıyor. Siz İkna Oldunuz mu? Bütün vatandaş hep aynı şeyi söylüyor "Başkanlık anayasasına HAYIR" diyen İzmirli genç, gerekçeleri ile fikirlerini kısa ve etkili bir video ile anlattı.

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Fatih Portakal'a Soytarı Diyen MHP'ye Fatih Portakal'dan Sert Yanıt İade Ediyorum !