Ana Sayfa
15 Mayıs 2017 ( 374 izlenme )
Reklamlar

İLBER HOCA NOKTAYI AĞIR KOYDU: ÇAKALLIK!..

Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ve iftiralarla gündeme gelen Derin Tarih dergisi ve programını kaleme alan Tarih profesörü Ortaylı, "Atatürk’e, ailesine ve silah arkadaşlarına yönelik saldırılarda amiyaneliği anlamak güç değil" dedi..

Ortaylı'nın yazısının ilgili bölümü şöyle: 

"Bir televizyon kanalının geçen haftaki tarih programında kendi içinde bütünlük arz etmeyen ve belirli bir çerçevede ele alınamayacak konular görüşüldü. Aslında konular görüşüldü demek de fazla iltifat olur. Kahvehane köşelerinde, 50 yıldır tekrarlanagelen bazı yaveler ilk defa bu kadar açıklıkla TV ekranına da getirildi. Falanın annesi babası şu işi yapardı, filan şöyledir demek hiç kimsenin hak etmediği söylemlerdir. 

Her şeyi bir yana bırakalım, Türkiye cumhurbaşkanlarının ilki ve tabii bazılarının asıl rahatsız olduğu konu Kurtuluş Savaşı Başkomutanı, TBMM Reisi, Yeni Türkiye’nin kurucusu ve silah arkadaşlarının aralarındaki ilişkilerini abartarak yorum yapan çevreler, maalesef bu sefer de doğrudan doğruya Atatürk’ün ailesine el attılar." 

YALANA SAHTE  EVRAK

"Daha beter bir olay var: Çok yakın zamanda gazetenin biri ‘İnönü’ye Atatürk’ü öldürtmek’ ve bunun için ‘Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’ya İnönü’ye destek ve koruma teklifi mektubu yazdırtmak’ gibi dâhiyane bir sahte evrak üretti! Ne var ki 1930’lara ait bu mektubun TBMM rumuzu bilgisayardan çıkmaydı. Olaylar da saçmaydı, kurgunun aktörleri de yanlış tasnif edilmişti. Bu sefer de bağıra bağıra Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Zübeyde Hanım için yalan yanlış tasnifler yapılıyor." 

50 YILLIK PALAVRA

“Bu 50 yıllık palavra neye dayanıyor” derseniz, Türkiye’de nüfus kayıtlarının geç tutulması, mevcutların iyi korunamaması, hatta zaman zaman kasaba nüfus memurluğu arşivlerinin sözde yanmasından ileri gelen bir sorundur. Mevcut belgeliklerimizin çeşidi ve türü değişik. Katolik ve Protestan Avrupa’da herhangi bir köyün kilisesinde bulunabilecek vaftiz, nikâh ve cenaze kayıtlarına Doğu’da rastlanmaz. Sırf İslam dünyasında değil, Ortodoks Hıristiyan âleminin kiliselerinde de bu tür açıklar vardır. 

Dolayısıyla uydur uydurabildiğin kadar! Türkler soyunu, sopunu ve unvanını yaşadığı şehrin ve mahallenin halkının hafızasına ve ön planda da sülalelerine terk ederler. Hemşeriler ve akrabalarla ilişki ailemiz ve bizim tarihi kimliğimizin nüfus ve tapu kaydıdır. An şart ki Balkan Savaşları, Rusya’nın işgalleri gibi olaylarla vilayetler elden çıkıp insanlar perakende dağıldıkça toplumsal kayıtlar zayıflar. Her ailenin ve Rumeli’nin her evladının başına gelen bu felaketten istifade etmek çakallığı ise son 50 yıldaki bazı gerizekâlıların marifetidir. Bunlara yüz verilmemesi gerekir"

Kaynak:yeniçağ

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bu kez de ata otomobilli işkence Tayfun Talipoğlu: Eskiyen Yüzümün Yeni Gülümseyişi Diyanet’ten tepki çeken ‘cımbız’ fetvası Sanatçı Emre Kınay, Hasan Akar’ın Atatürk’ün annesini hedef alan sözlerine çok sert sözlerle yanıt verdi.